Anasayfa / Röportaj / Genç Aşçı Adaylarımızı Tanıyalım-Zeki Aydın

Genç Aşçı Adaylarımızı Tanıyalım-Zeki Aydın

Aşçılık da hayat gibi derdi bir hocam. İlk önce doğarsın, çocuk olursun, genç olursun ve yaşlanırsın ya yaşam da ; Bu mesleğe ilk başladığınızda da içinizde bir fidan filizlenir, siz geliştikçe,hayatın merdivenlerini birer birer tırmandıkça içinizdeki bu fidan daha da büyür. Öğrendiklerinizle suyunu verirsiniz toprağına. Nasıl çocukluğumuzun, gençliğimizin veyahut yetişkinliğimizin esasen hayatımızın her evresinin farklı bir tadı varsa aşçılığımızın da her etabında ayrı ayrı güzel tatlar vardır, bize mutluluk ve haz verir. Fakat bir kısmı vardır ki diğerlerinden çoğu zaman üstün gelir. Gençliğimiz.. Kimimizi okul sıralarında, kimimizi bir lokanta mutfağında, kimimizi ise bir otelde karşılayan aşçılık mesleği, bize en çok şeyi toyluk zamanlarında öğrettiği gibi, hayatla ilgili her zorluğu da bu yaşlarımızda karşımıza çıkarır. Her aşçı adayının, her öğrencinin, her kominin, her asistanın söyleyeceği bir kaç parça sözü, hikayesi vardır. İşte bizler bu köşeyi hikayesinin kesitlerini bizimle paylaşmak isteyen genç aşçı adaylarına ayırdık. Azimli yürekleri, imkansızlık içinde verilen çabaları, kalbinize dokunan her sözü, bugününüzü değil yarınınızı değil dününüzü size hatırlatan bu köşede okuyacak, hak verecek, takdir edecek, içten içe alkışlayacak, elinizi çenenizin altına koyup derin bir nefes alacak, düşüneceksiniz. Geçmişinde güzel dünlerin olduğu, parlak geleceklere..

Köşemizin bugünkü konuğu genç, gayretli, idealist bir aşçı adayı olan Zeki Aydın. Keyifli okumalar dileriz.

Merhabalar, ben Zeki Aydın, öncelikle HaberChef.org ailesine bana bu imkanı verdiği için çok teşekkür ediyorum. Umarım bende dünümle genç aşçı adaylarına örnek olabilir, içlerindeki o sevgiyi perçinleyebilir, örnek olabilirim.

14991851_2119860264905321_6004074801537049671_n

“Sen dans edermiş gibi yemek yapıyorsun.”

Öncelikle kendimi tanıtmak isterim. Adım Zeki Aydın. İzmirliyim.19 yaşındayım. Şuan Giresun Üniversitesi Dereli Meslek Yüksekokulunda Aşçılık eğitimi alıyorum.Bu mesleğe  lise hayatımın başladığı Özdere Tahir Çamur Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinde giriş yaptım. Lisedeki öğretmenlerimin katkısı elbette ki tartışılmaz fakat benim ilk ustam annemdir. Annemi izleyerek bu mesleği sevdim; hala o mutfaktaki tavadan gelen kızma sesleri kulağımda, bana sanki müzikmiş gibi gelirdi. Ailemde bu mesleğe ait hiç kimse yok, babamın asıl mesleği soğuk demirciliktir, şuan İzmir de bir fabrikada bakım onarım ustası olarak çalışıyor. Annemin yanı sıra babamın da o sonsuz desteğini unutamam. Bana söylediği ve hafızama kazınan sözlerden biri de şudur ki “Sen dans edermiş gibi yemek yapıyorsun.”

15036458_2119860261571988_6186745309112681562_n

“Prestijli bir restaurantta şef olabilmek ve sırasıyla tüm Michelin yıldızlarına sahip olmayı çok istiyorum.”

Ailemin sevgisi ve desteği olmasa bugünlere asla gelemezdim. Bugüne kadar çeşitli mutfaklarda çalıştım, kahvaltı ve İtalyan mutfağı konusunda oldukça iyi olduğumu söyleyebilirim. Küçük yaşlardan beri Gordon Ramsay gibi şeflerin programlarını izliyordum ve Mutfağa girdiğim andan itibaren şunu anladım orada bir savaş var ve dahil olup olmamak sizin karar verebileceğiniz bir şey değil. Antalya Kemerde yer alan Barut Kemer’de, İzmir Sheraton Hotelde ve Hilton Otelde, yine Antalya’da yer alan Aydınbey Hotelde, Bodrum Yalıkavak’da Mare Suites Hotelde  ve İtalya’nın Lecce şehrinin Puglia bölgesinde Hotel Orsa Maggiore adlı bir Hotelde çalıştım. İleriye yönelik çok büyük hedeflerim var. Prestijli bir restaurantta şef olabilmek ve sırasıyla tüm Michelin yıldızlarına sahip olmayı çok istiyorum.

“Mutfak benim için hayat demek ve orada hissettiğim huzur duygusunu başka hiçbir yerde bulamıyorum.”

İşin eğitim yönüne değinmek; kendi elemanlarımı yetiştirmek, farklı kesimlerden gelen imkansızlıklar içinde büyümüş insanlara şans vermek onlara mesleğimizi öğretmek istiyorum. Mutfak disiplinini her zaman sevmişimdir, İtalya’da çalıştığım dönemde mutfak şefimin bana söylediği bir söz karakterimi şekillendirmemde büyük rol oynadı. “Egon yoksa mutfakta yaşayamazsın.” şeklinde bir cümle kullanmıştı bana. O günden sonra lakabım “Egoist Türk” e çıksa da bu beni hiçbir zaman rahatsız etmedi çünkü ben mutfağa girdiğim sürece diğerlerinin ne dediği hiç umrumda değil. Mutfak benim için hayat demek ve orada hissettiğim huzur duygusunu başka hiçbir yerde bulamıyorum.

13102858_259418421073573_8419694708199610172_n

“Mutfak korkulacak değil üzerine gidilecek bir alan fikrimce bu yüzden mutfaktan asla korkmayın.”

Bu mesleğe girdiğiniz anda her şeyinizi bu mesleğe göre ayarlamak durumundasınız; bu doğrultuda kendi arkadaş çevremi dahi bu yönde seçmek durumunda kaldım. Hayatımda fark yaratan ve kardeşim dediğim bir arkadaşım  Alper Gökçe’den özellikle bahsetmek istiyorum. Kendisi ile şuan bir kitap üzerine çalışıyoruz. “İsmi Mutfak Aşk mıdır Yoksa Hastalık mı?”.Kitabımızda anılarımıza, mutfaktaki psikolojiye, tariflerimize ve tavsiyelerimize yer veriyoruz. Bunlardan bahsetmek için biraz erken olduğunu düşünenler olacaktır elbette fakat ben oldukça fazla zorluk gördüğümü ve yaşadığımı düşünüyorum. Kırk sekiz saat boyunca mutfakta çalışmak zorunda kalıp 128 bardak espresso ile ayakta  durmak zorunda kalmak bunlardan sadece biri. Mutfak korkulacak değil üzerine gidilecek bir alan fikrimce bu yüzden mutfaktan asla korkmayın.

“Bu sektörde ilerlemenin yolunun çevreden geçtiği bir gerçek, bu yüzden tüm adayların bütün imkanlarını değerlendirmelerini uygun buluyorum. ”

Çok sevdiğim bir ustamın bir sözü yine bana her zaman ışık olur. “Cv işi boş iştir usta dediğin tezgahta tezgahından belli olur.” demiştir. Gideceğiniz her yerde sizi sevmeyen, ayağınızı kaydırmaya çalışan insanlar olacağı gibi size iyi niyet gösterecek, kollayacak insanlar da her zaman olacaktır. Ben bu konuda oldukça şanslıyım zira şuan ki okulumda dahil olmak üzere hep iyi insanlarla karşılaştım. Özellikle birini söylemem gerekirse okulumuzda görevli Sibel hocamdan bahsetmek isterim. Çoğumuzun ailesi uzakta olduğu için bize hep annemiz yada ablamız gibi davranır, bu bizi çok fazla motive eder, onu çok seviyoruz. Bugüne kadar birkaç etkinliğe katılma imkanı buldum. Bunlar Mengen 2.Ulusal Aşçılık Kampı, Alaçatı Ot Festivali ve Çeşme Otelcilik Lisesi Yemek yarışması idi. Bu sektörde ilerlemenin yolunun çevreden geçtiği bir gerçek, bu yüzden tüm adayların bütün imkanlarını değerlendirmelerini uygun buluyorum. 

 

Son olarak sadece mutfak değil hayatın kendisi bir rekabet ortamı olduğundan kendinizi tanıyın ve ona göre davranın yaşamınızda diyorum. Tekrar bu imkan için HaberChef ailesine ve Genel Yayın Yönetmenleri Leyla Günbay’a teşekkürlerimi iletiyorum. Egoist Türk’ten selamlar.

 

 

 

 

Yorum

  1. Simge ÖĞÜTLÜLER

    Merhabalar… Ne güzel kelime “Merhaba ” her şeye yeniden başlamak bir hal hatır sormak gibi. “Egoist Şefimiz Zeki kaptanimiz” sevgimi ve canı gönülden taktirimi Kazanan güzel insan. Yazıyı çok beğendim. Başarıların başarımızdır.
    Bizim icin gecesini Gündüz e çeviren leyla ustam önünde ceketimi ilikliyorum. Güzel insansın vesselâm. Anlatacak paylaşılacak çok hikâyemiz var unutma. Yolun açık olsun takipteyim.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir